Geçmişin ve Geleceğin Kesişimi: Bağlanma Biçimleri

bağlanma biçimleri baltaş kişilik envanteri

Profesyonel yaşamda çeşitli karakterlere ve tutumlara sahip insanlarla karşılaşırız. Çalışma arkadaşlarımızı ve yöneticilerimizi seçme lüksümüz yoktur. Bazen iş ortamımızda etrafımızdaki insanların davranışlarına anlam vermekte veya onlarla iletişim kurmakta zorlanırız. Özellikle ilişkiyi kurma ve sürdürme süreçlerinde karşımızdakinin tutum ve davranışları bizim belirli önyargılar geliştirebilmemize sebep olabilir. İlgisiz, duygusuz, müdahaleci, saldırgan veya güvensiz gibi önyargılardan oluşturulan etiketlemeler, ekip içerisinde sinerjinin oluşturulmasını büyük ölçüde engelleyen hususlardır. Bu etiketlemeler her zaman bireylerin gerçek durumlarını veya niyetlerini yansıtmayabilir. Örneğin birey, aslında güven arayışındayken dışarıdan müdahaleci veya ilgisiz olarak algılanabilir. Aynı şekilde, duygusal ihtiyaçlarını ifade etmekteki zorlukları, duygusuz veya güvensiz olarak yorumlanabilir. Bu noktada ise karşımıza çıkan kavram kişilerin bağlanma biçimleri oluyor.


Bağlanma biçimi nedir?


Bağlanma, bebekler ile onlara birincil bakım veren ebeveyni arasında oluşan ve güven duygusunun temelini oluşturan bağdır. Bireyin bebeklik dönemde ebeveyni tarafından fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının ne kadarının görülüp algılandığı ve tamamlandığıyla ilgilidir. Bebeklik döneminde var olan ihtiyaçların bakım veren tarafından görülüp yeterince tamamlanması güvenli bağlanmayı oluştururken; bebeğin ihtiyaçlarının görülmemesi veya görülüp ilgisiz bırakılması bağlanma biçiminde zorluklara yol açar. Psikolog Mary Ainsworth’a göre üç farklı bağlanma türü vardır: Güvenli-kaygılı normal, kaygılı kaçınmacı ve kaygılı dirençlidir.



Kaygılı normal: Bu güvenli bağlanma olarak tanımlanan sağlıklı ve istenilen bir bağlanma türüdür. Bebeklik dönemindeki ihtiyaçlarının yeterince karşılanması sonucu kişinin yetişkinlik hayatında olumlu ve olumsuz duygularını sağlıklı bir biçimde dışarıya yansıtabilmesini ve olumlu benlik algısı oluşturabilmesini sağlar.


Kaygılı kaçınmacı (avoidant): Bu bağlanma biçimi bireyin bebeklik döneminde birincil bakım vereni tarafından ihtiyaçlarının tutarsız ve dengesiz şekilde karşılandığını gösterir. Yetişkinlik döneminde ise bireyin çevresindeki insanlara karşı olumsuz düşünme eğilimi içerisinde olmasına ve güvensiz hissetmesine neden olur. Güven ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli olarak onam ihtiyaçları vardır.


Kaygılı dirençli (resistant) : Bakım verenin ilgisizliği sonucunda oluşan bir bağlanma biçimidir. Bu bağlanma biçimindeki bireyler sadece kendisine güvenmenin ve duygularını gizlemenin daha iyi olduğunu düşünürler. Yetişkinlik yaşamlarında ise yakın ilişkiler kurmakta adeta direnirler, samimiyetten hoşlanmazlar ve kendi duygu ve düşüncelerini paylaşmak istemezler. Destek ve yardım istemekte ise kaçınırlar.


Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere bebeklik dönemimizdeki bakım verenimizle aramızdaki bağ, yetişkinlik dönemimizdeki birçok tutumumuzu ve davranışımızı belirliyor. Bağlanma biçimi kişinin kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesinin, benlik algısının, etrafındaki insanlara güvenme eğiliminin, isteklerini ve ihtiyaçlarını belirtme şeklinin önemli bir belirleyicisidir. Bu bağlanma özellikleri hayatın bütün dönemlerindeki ilişkiler açısından geçerlidir. Özellikle iş yaşantısında bağlanma biçiminin izleri stres durumlarında daha da görünür olmaktadır. Örneğin, kaygılı kaçınmacı kişiler, sürekli olarak bir sorunun sebebi olma kaygısı veya etrafındakilerin üzülmelerine neden olma endişesi taşırlar. Bu yüzden kendilerinden talepte bulunulduğu zaman sorumluluk almakta ve yeni beklentilere ayak uydurmaktan kaçınırlar. Bunun aksine güvenli bağlanma biçimine sahip kişilerse üzerlerine düşen görevler için mücadele etmeye hazırdır. Yetkin olmadığı konularla karşılaşırlarsa yetersiz olduklarını ifade etmekten kaçınmazlar. Çevrelerinden yardım isteyebilirler. Kaygılı dirençli bireyler ise genellikle beklentileri ve kurum rollerini yerine getirmekte direnç gösterebilirler. Kenarda kalmayı tercih ederler ve daha çok gözlemci rolünde olurlar. Özellikle Türk kültüründe var olan ‘yapmayanın hatası olmaz’ anlayışını benimserler. Fikir sorma yerine direçli olmaya yönelebilirler.


21. yüzyıl iş dünyasında çalışan seçimleri, delegasyonlar ve terfiler oldukça önemli bir hale gelmiştir. Hızla gelişen ve küreselleşen iş dünyası oluşan değişimlere ayak uydurabilmek için sürekli aksiyon almak zorundadır. Kurumların bu noktada karşılarına çıkan en önemli mesele ise zamandır. Süreçlerde oluşan keskin değişikliklere hızla uyum sağlamak ve kurumda değişime açık bir kültür oluşturmak sektörler arasındaki rekabete dahil olabilmenin ilk gerekliliklerinden birisi olmuştur. Dolayısıyla kurumlarda yapılan seçme-değerlendirme çalışmaları önemli ölçüde arttırılmıştır. Bu çalışmaların temel aşamasını oluşturan kişilik envanteri testi ise kurumların hedef pozisyonlar için yapacağı seçimleri daha doğru ve öngörülebilir kılmaktadır.


Baltaş Grubu olarak oluşturduğumuz Personova kişilik envanteri bireyleri 6 ana boyut ve 31 alt boyutta incelemektedir. Alt boyutlarımızın da içerisinde yer alan güvenli bağlanma, bireylerin iş hayatındaki ilişki, güven ve bağ kurma eğilimlerini öngörmektedir. Personova kişilik envanterinin yaptığı öngörüler birey - kurum arasında optimum verimliliği sağlar.

Önceki Makale Sonraki Makale

Baltaş Personova ile Hemen Tanışın

Baltaş Grubu tarafından geliştirilen Personova hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Telefon

+90 (216) 465 04 40

Adres

Göksu Evleri Sıraselvi sok. 34815
Anadoluhisarı / Beykoz / İstanbul

Form Sayfası
Kurumsal  Demo  Talep Edin

Personova’yı işe alım ve yükseltme süreçlerinde denemek için lütfen aşağıya bilgilerinizi girin. Demo için sizinle telefon ve eposta adresiniz üzerinden iletişime geçeceğiz.